Sayfalar

29 Aralık 2016 Perşembe

YENİ BİR YIL

    Koccaman bir selam✋Biten bir yılın ardından konuşmak, biten bir ilişkiyi konuşmakla aynı mıdır? Ya da bitip giden sadece yıl mıdır? Ne çok sohbet edesim var aslında kafamdaki sorular ve cevapları gayet mantıklı ama yine de tekrar tekrar kendime hatırlatmaya ihtiyacım var. '2016 ' Ne çok önemli şey olmuş son bir senede. Sanki dönüm noktalarımdan biri gibi.Bu yüzden bile 2017 en güzel yıl olabilir,en sevimsiz de..Bende oturup 2016 yılının artı ve eksilerini değerlendirdim, kendimi bir hakim edasında yargıladım 😅 Siz de yapın..Hem geçmiş yılı şöyle bir hatırlamak hemde istediklerimizin ne kadarını yapabilmişiz ne kadarına yaklaşmışız, hem de gelecek yıla daha gerçekçi istekler belirleyebilmek için.
*Ocak ne olduğunu anlamadan geçiyor hep, şubat ayında ikinci derece kuzenim-ki birden farkı yok- evlendi 👰 kolay değil düğün atlatmak bilirsiniz peşine kendim için büyük bir karar verdim ve tüm cesaretimle yıllardır kaldırıp rafa koyamadığım bir düşünceyi uygulamayı başardım. Tabi bu devam eden dört ayımı etkiledi slow motion takıldım.-artık raftaydı-
* Bu arada boş durmadım tabi çok istediğim bir sanat merkezinde eğitim aldım. 💪
*Temmuz da canım ablam evlendi aynı yıl ikinci bir düğün daha atlatmıştık👰👰Her şey mükemmel olsun diye ne çok koşuşturdum..
*Ağustos sonu ve eylül başı güzel bir tatil yaptım sanırım yılın en güzel zamanıydı.
*Ekim de yeni evime taşındım eşya bakma almak yeni bir yuva güzeldi ama yorucu.- Hala daha almaya devam ediyorumve bitmeyecek biliyorum-
* Kasım -benim ayım🎉- bir düğün daha atlattık ikinci kuzen düğünü 👰👰👰 Şimdi düşünüyorum da hepsi bu yıla nasıl denk getirmeyi başarmış!
* Ve aralık yıl bitmeden jübilemi de yaptım ve isg sertifikası aldım-ne işe yarayacak fikrim yok- wuhhuu kabarık bir cv'm var ;) işe almak isteyenler yorum bıraksın 😄
*At binmeye buz pateni yapmaya spora sürekli çizim yapmaya karar verip verip sözümde durmadığım doğrudur! *Şimdi son iki gün kaldı gayet başarılı ve dolu dolu bir yıl.
           Bunlar işin reel tarafı, elle tutulur gözle görülür tarafı..Duygular bu kadar kolay kağıda dökülmüyor, bu kadar net hatırlanmıyor da.Keşke insan ilişkileri de kullan at tekrar istersen tekrar al kartlar gibi olsa! Ekonomik kriz var ve ben kullan at kartlardan bahsediyorum 💩 iyi bir fikir değildi ama bunu zaten yapıyoruz, işimize geldiğinde kullanıyoruz çevremizdekileri, insanlığı yok edip sonra aa insanlık kalmamış diyoruz. Arkamıza bakmadan kaçıyoruz dönüp geleceğimiz nokta hep aynıyken.Artık birbirimiz için güzel günler dileyemiyoruz. Yemin ederim şunu bile duydum çok gülme kırışırsın 😭 neden gülmemin üzerine fazla mı otururlar! Neden başkalarının mutluluğu bizi rahatsız ediyor? Neden ağızlarımızdan övgü sözcükleri hiç sarfedilmeyen, sürekli her şeyi yaşamış bilen eleştiren insancıklar olduk. Sözcükler de dolar bazlı artık 😜 Bir özür bile dilenemiyor..
           **Yeni bir yılı merakla bekliyorum, elimde olan nimetlere binlerce şükür olsun -bu günüme, yarınıma, yanımda olan aileme, arkadaşlarıma, sevdiğim adama, kalabalık bu şehre- Sebebini bilmiyorum ama içim kıpır kıpır, yaşadıklarım bana umut veriyor, güzel işler yaptığımı biliyorum, çevremdeki insanların takdir ettiği, gerçekten benim farkımda olanların bana olan inancı daha da çok üretmem gerektiğini gösteriyor. Bunlar kolay bulunan şeyler değil. Gitmek istediğim şehirler var💥 ta tamm kimse şaşırmadı ve herkesin istediği bu değil mi! Bunun için listeler yaptım bileti alınmamış şehirlere bilinmeyen bir restoran da yer ayırttım😈
          Bu sohbet uzar ve kimseyi sıkmak istemem, ben bir mecra değilim eğlenmek için yazıyorum sonuçta,rahatsız olan,beğenmeyenler varsa da tıklamak zorunda değil. -onun dışındakiler hariç okunma oranları beni mutlu ediyor, hepinize teşekkür ederim- 
*Gelelim felsefe kısmıma; mutluluk uzun süren bir şey değil bazı anlarda saklıdır her fırsatı değerlendirmek lazım bulmak için. Fedakarlık yapmak lazım. Değer vermek kıymet bilmek lazım-varken- Hoşgörülü olmak lazım. Bla bla her şeyden önemlisi insan olmak lazım..Haa bunların asgarisine sahipseniz karşılığı da yoksa fazla eğilmemek, ezilmemek de lazım, yol vermek en güzeli , gidene  güle güle deyip kibarca kapıyı göstermek lazım...Demet Akalın şarkılarına bağlamadan kaçayım 💣 
-gizlice takip edenler kendini biliyor, yeni yılda sizi istemiyorum, herkes kendi çöplüğünde eğlensin-
      Hepimiz için  dolu dolu hayallerimizi gerçekleştirdiğimiz, güzel günlere uyandığımız bir yıl olsun💋
Devamını Oku

28 Aralık 2016 Çarşamba

BEKLENEN URFA

             Yeapp! Böyle başlayan bir yazıyı kim dikkate alır ki 😅 Evet uzun zaman önce demek istemiyorum iki ay oldu sanırım. Aslında benim Urfa ile tanışıklığım ilk değil 4 yıl önce de gitmiştim ve bayılmıştım, galiba Anadoluyu bazen küçümsüyorum gözümde, evet biliyorum türlü güzellikleri barındırdığını ama yine de görmek bambaşka ve inandırıcı.Halfeti (saklı cennet) bu gezimde oraya uğrayamadım fakat içimden bir ses aramda ki bağdan ötürü bunun son gidişim olmadığını söylüyor, o yüzden bu seferlik Urfa merkez gezimi paylaşıyor olacağım.
       Şehirlerimiz küçük ulaşım basit ama az fakat zaman bol 😊Gidilecek yerler arası mesafeler uzun olmadığı için en merkezinde bulunan Balıklı Gölden başlanıldığında  ki bu süper bir başlangıç, harika mimari,tarihi maneviliği,hissiyatı orayı büyülü bir güzelliğe dönüştürüyor, abartmıyorum ki genelde abartırım 😏 muhteşem. Hemen yan tarafında Ayn Zeliha gölü yine öyle içerisinde binlerce balık ve gölü çevreleyen doğa içerisinde ki çay bahçeleri, gölün içinde mini bir kayık turu 👌 Çevresinde yöreye ait hediyelik satan dükkanlar yine aynı meydan da bulunan efsane güzel bir cami (Mevlid-i Halil Cami) . Sonrasın da kapalı bir çarşı ama o kadar büyük o kadar nizami akıl almaz çeşitlilikte kumaşlar, bakır işlemeleri, baharat tezgahları, el işi oymalar ve en can alıcısı da mis gibi et ocakları..Kaleye çıkmalısınız biraz yorucu ama değer bütün Urfa ayaklar altında ve siz bütün güzelliğe hakimsiniz, neyse ki mola yerleri var ve buralar mağara içleri yöreye ait dekorasyon, yöreye ait menengiç kahvesi , yöreye ait garsonlar, güler yüzlü mekan sahipleri sohbetler..
        Ben her metrekaresinde fotoğraf çekilmiş olabilirim 👀 kınamayın çünkü henüz Urfa'yı görmediniz! Beni tanıyanlarda bilir ben öyle arama motoruna Urfa yazıldığında -herhangi başka bir şehir ya da bir ülke- açılan sayfa da önümüze düşecek gibi fotoğraflar çekmiyorum ve sevmiyorum çünkü onlar zaten var, benim bakış açımı, benim zevkimi göstermiyor! Sonuç da bu benim Urfa gezim 👻 Daha fazla detaya gerek yok bence gidince keşfetmesi sizden olsun. Ben yeni yıl girmeden sizinle paylaşmaktan mutluyum 💪hoşçakalın.
Esen kalın..








                     
Devamını Oku

13 Aralık 2016 Salı

BİR TATLI HUZUR


                Selam herkese ya da kim varsa 👀 uzun zaman oldu o kadar çabuk tüketiyoruz ki her şeyi, zaman dahi yetmiyor bazen.Kendime atfettiğim bu mesleğime ve hayatımın güzel yanını yansıtmaya dair bu platforma daha sık uğramam lazım aslında.İnsan kendini ne mutlu ediyorsa onu yapmalı, nefes alabiliyorsak hala💬 Sıkıcı konulara hayatta başımıza gelenlere çok girmek istemiyorum. Zira Norveç de kar yağdığında hangi etkinlikler, eğlenceler, programlar yapılacağı gündemdeyken güzel ülkemi gündemi her geçen gün kararmaya başlıyor, hepimizin farkında olduğu gibi😌
                İstanbul da iseniz ve kaçacak sakin bir delik arıyorsanız alternatif bir o kadar çok bir o kadar zor ulaşılabilir ! İstanbul şehri onu ne kadar iyi tanıdığımı sansam da her zaman keşfedecek yeni bir yer ya da yeni birilerini sunuyor bana. Bu fotoğrafların ait olduğu mekana yıllardır nadirde olsa uğruyorum her defasında  huzur buluyorum ve neden bu kadar az gittiğimi düşünüyorum.Ta ta ta taammmm 🙈 Bir çiftlik: doğa, hayvanlar,güler yüzlü insanlar, şömine, taze çay, köy ürünleri..
 Arabası olmayalar için üzgünüm 👎 ulaşımı sıkıcı Anadolu yakasında Samandıra yakınlarında bir kaç çiftlikten biri sadece.Reklam için para almam lazım aslında (E=mc² ). Ata binsem süper olurdu tabi ama henüz o aşamaya gelmedim,yaparsam onu da yazarım, ücretlendirme hakkında bilgi edindim en makul zamanda bu gayemede ulaşacağım. Evrene mesajımdır💥
               Yazımın sonundayım daha nasıl ballandırarak anlatabilirim ki resimler yetecektir zaten iç çekmenize.Ben bu tarz yerlerin arayışındayım sizlerinde varsa sır gibi 😜 sakladığı huzur dolu mekanlar buraya ya da instagram adresime (@betilusyen)  yorum olarak yazın.Hayat paylaştıkça güzel 💥Urfa resimleri ve yazısı çok uzun olduğu için gözümde büyüdü editleyemedim bir türlü ama yeni yıla girmeden onuda sunmuş olmayı planlıyorum..Esen kalın.
                                               
      ↪Kamerayı her eline alanın güzel fotoğraf çekemediği yakın çevremde 😁 gözüne güvendiğim telefonla bile harikalar yaratan blogger kuzenim @cekuubalum 💖 çok teşekkür ederim.





           


Kenan Bey Çiftliği
Devamını Oku

21 Ekim 2016 Cuma

DUR VE BAK

 

  Fotoğrafı özgürleştiren sergi logosuyla yola çıkan bu etkinlikten bahsetmek istiyorum.Bu etkinliği duymayan, görmeyen kalmamıştır artık diye düşünüyorum:) Bence gayet güzel bir durum bu çünkü İstanbul'a çok ama çok yakışıyor sokakların sanat kokması. Fotoğrafın günümüzde ki yeri şip şak ve her yerde, jenerasyon olarak 90'lılar bu konu da hala çekingen davranabiliyor, ne kadar bu işi yapmaya çalışsam da gençlerin bu konuda bizden daha rahat olduğunu görebiliyorum.
      Tabi ki bu sergi fotoğraf anlamında bambaşka bir pencere sunuyor sanat severlere .Hani anlamlı fotoğraflar vardır, buram buram yaşanmışlık kokar, bu sergi tam da öyle insana  zaman tüneli etkisi yaratıyor. Bunun en en önemli sebeplerinden biri de serginin yapıldığı alan. Zaten çok gitmek isteğim bir mekandı, açıkçası etkinliğe katılmamın ilk amacı bu mekanı görmekti, içerisin de ne olursa olsun gitmeliydim ki içeriği de bunu doldurur nitelikteydi.
      Adından da anlaşıldığı üzere saatlerce dur ve bak, saatlerce hikayeler kur fotoğraftaki insanları hisset, başka bir sergi derin anlamlar barındırıyor.Mekanı o kadar betimleyip adını söylememişim :D Ortaköy Yetimhanesi, efsane bir yer içeride mutluluktan uçup peri masallarında ki gibi hissedeceğiniz bir mekan değil tabi ki. Yurt ortamını bilen birisi olarak beni misliyle etkiledi iyi ki katıldım dediğim bir etkinlikti.
    Ekim kasım ayları boyunca çok güzel etkinlikler olacak takipte kalın birlikte sanata bulanalım. Bildiğiniz etkinlikler varsa ya da merak ettiğiniz yorum olarak bırakın. Fazla uzattım anlatmaya çalıştım fakat görülmesi lazım hala devam ediyor olması müjdesini vererek yazımı bitiriyorum.
  *31 Ekim tarihine kadar devam eden etkinliğin bir kaç noktada daha sergi alanı mevcut sitesinden ziyaret edip bilgi edinebilirsiniz.(http://www.fotoistanbul.org/)
  *Fotoğraflarım için @cekuubalum' teşekkürler
                                                                                                                                   Esen kalın..












Devamını Oku

10 Ekim 2016 Pazartesi

KAHVE FESTİVALİ



Selam..İstanbul'u geçtiğimiz dört gün kahve kokusuyla saran bir festivalde, bu yıl da yerimi alabildiğim için çok mutluyum ve festivale dair biraz konuşmak istiyorum.Öncelikle kahvenin son bir kaç yıldır hayatımızda ki yerinin nasıl değişime uğradığını fark etmeyen yoktur, önceden sadece türk kahvesi ve nescafe gibi iki çeşit kahveden ibaret olan evlerimiz ve kafelerimiz 3.dalga diye adlandırılan kahvenin bu sürecinden baya etkilendi.Bu dalganın başlangıcı 2002 yıllarında başlamış fakat ülke sınırlarımıza  ancak 2012 de girmiş, yine çok geç kalmış tabiki :) Peki bu dalga akımının temelini oluşturan değişken ne diye sorarsanız cevabı 'çekirdek'. Artık kahveyi çekirdeğinden itibaren kaliteli bir içim haline getirmek bu dalganın en önemli tarafı. Dünyaca ünlü baristalar, kahve demleme ustaları, bir birinden güzel kahve dükkanları, kafeleri gibi terimler çok fazla yer almaya başladı.Ben bu durumdan gayet memnunum, iyi yapılan her işin de destekçisiyim.Kahve benim için sohbet, bir mola anı ve kendimize verdiğimiz haz dolu bir ödül diye söyleyebilirim daha da fazlası olabilir tabi.
     Festivale gelecek olursak, benim ilki itibariyle takipte kaldığım nadir etkinliklerden biri. Galata'da  ki Rum okulunda düzenlenmişti birincisi, görsel açıdan iyi olan bir alandı ve tabi ki kahveyle tarihi bir yapıyı birleştirmek kötü olamazdı.Katılımcı sayısının artan bir grafik izlemesi festivalin giderek duyulmasıyla da alakalı tabi ama etkenlerden biri de bilet fiyatları. Yanlış hatırlamıyorsam ilki seans ücreti olarak 100TL idi! İkincisi Haydarpaşa tren garında gerçekleşti tek kelimeyle muhteşemdi, bilet fiyatı 50TL idi.Üçüncü Maçka Küçük Çiftlik Parkta gerçekleşti, bilet fiyatı 30TL idi. Fiyatların düşüşe geçmesi, talebin artması, etkinliğe katılan kahve markalarının artması, bunlar istatistik veriler bizim gibi katılımcılar için önemli olan günün güzel geçmesi ki verilen paraya değdiğini söyleyebilirim. Deli gibi kahve içmiyorsunuz tabi ki bu bir kahve içme yarışı değil kimse hayatında kahve içmemiş de değil böyle düşünen basit kafaları da şöyle bir sirkeleyelim ve kalan varsa anlatmaya devam edeyim.Tadım yapma, piyasa çıkan yeni kahve dükkanlarını ve çekirdeklerini tanıma, kahveye dair merak edilen pişirme ,demleme, tadımlama, iyi kahveyi anlama süreçlerine dair bir ortam.Yanı sıra güzel müzikler eşliğinde hediyelik stantları gezip bol bol tatlı tüketip çantalarımızda kahve kokularıyla eve dönme fırsatını sunan çok mu çok iyi bir etkenlik, nasip olursa katılmak, dördüncüsünü şimdiden iple çekiyorum..Çok uzattım eğer okuduysanız sonuna kadar teşekkür ederim bir kaç fotoğrafla kapatıyorum, sorunuz olursa yorum kısmına bırakabilirsiniz.
    Esen kalın..










Devamını Oku

22 Eylül 2016 Perşembe

Moda Hakkında-1


        Madem blog açtık modaya dair konuşalım, birbirimizi tanıyalım. Modaya yakınlığım ne derece bende açıkçası çok bilemiyorum, çünkü moda takip edilerek, vitrinlerde olanı hemen üzerine geçirerek olacak bir şey değil kolay elde edilmiyor :) Dolabımızda olanı iyi değerlendirmek en önemli olanı bunun da yolu alış veriş yaparken ki seçimlerimizden geçiyor. Maalesef ihtiyaç olana göre değil de anlık beğenimize göre hareket ediyoruz çoğunlukla ve sonuçta da eve poşetlerle geldiğimizde dolabımızda kilerle uyum sağlayamama ya da fazladan alınan ama kullanılmayan bir parçayla karşı karşıya kalıyoruz. Tavsiyem bir şey almak üzere yola çıktığınızda dolabımızda kileri baz almak, önceden siteden araştırmasını ve ihtiyaç neyse ona yoğunlaşıp en iyi kumaşlısını en iyi dikimini bulmak ve dolabımıza eklemek. Tabi bunun bir reçetesi yok bir adresi yok, proporsiyonunuz falan meselelerine hiç girmiyorum artık herkes biliyor nasılsa :) Bunlar benim az da olsa dikkat etmeye çalıştığım kısımlar tabi tercihlerimiz, giyimimiz 'bizim' ön sözümüz gibi bence o yüzden emek harcamalı ve zamana bırakmalıyız!
      Bu aralar yurt dışındaki moda haftalarını sosyal medya aracılığıyla takipteyim, orada olmak var tabi ama şimdilik mümkün değil gibi. Neyse ben podyumlarda sergilenenlerden ziyade sokakta sergileneni merak eden ve seven biriyim bu yazımda bu işe moda yazarlığı olarak başlayan  stiliyle tarzıyla şıra dışı duran birinden bahsedeceğim. Bence o bir düzen bozan, belirli kuralları yok sayarak varlığını ispatlayan biri.Güzellik,boy,kilo gibi handikaplara takılmadan giyinmenin,renklerin içine giren biri. Seveni de sevmeyeni de çoktur çünkü sıradan değil ama ben her bir fotoğraf karesine hayranım. Bir kaç tanesini ekliyorum  kendi blog hesabını Man Repeller (erkek tiksindirici) olarak yazıp inceleyebilirsiniz, eğlenceli bir hesap olduğu isminden belli değil mi :) 

         Ve karşınızda Leandra Medine..







 
Devamını Oku

21 Eylül 2016 Çarşamba

HERKES İÇİN


insan bazen en iyi bildigi şeyleri unutur..en sevdigi rengi, dogum tarihini, sevdiklerinin ismini ya da cismini…insan bazen kendini biryerlerde unutur..istiklalin ara sokaklarında, hiçbilmediği bir kitapçıda ya da bebek sahilde kimsenin gormedigi o bankta..insan bazen neyi en iyi bildigini bile unutur..kendisini nasıl anlamladırdıgını..neyi kendine en cok yakistirdigini ya da asla ne olamayaacagını..insan unutmak isteyince aci gelen butun gercekleri unutur..
ben de unuttum..ne okudugumu, kac yasinda oldugumu, neyi hic bilmeden bildigimi sandigimi, neye kendimi en cok yakistirdigimi, aslinda sandigim seyden ne kadar baska birsey oldugumu ben de unutttum..hatırladım mı peki?evet..hem de cok acı..elimde birseyler parcalayip toparlayamadıgımda anladım, bildigim sandıgım cozum yollarının çıkmaz oldugunu gordugumde anladım, bir gozde gorunmek istedigimden cok baska birsekilde goruldugumu hissettigimde anladım, hic bitmeyecek hikayeler yazma istegimin bos bir yalan oldugunu gordugumde anladım..baska semtin cocuklarını izlerken televizyonda bana ait olmayan bir semtte yasadıgımı anladım..dunyayı bana gosteren gozun benim gozum olmadıgını o lensleri cıkardıgımda anladım..boyumu uzun gosteren topukları cıkardıgımda, pembe elmacık kemiklerimdeki makyajı yıkayıp, sırtımı diklestiren ozguven korsemi cıkarınca anladım!
insanin bazen ne kadar o istedigi ‘birşey’ olamayabilecegini cok acı anladım!
 _kendime en yakın bulduğum yolumun çakışması için çabaladığım birinden alıntıdır,affola_
Devamını Oku

6 Eylül 2016 Salı

KAŞLA GÖZ ARASI

       Küçük bir tatil beldesi olan Alaçatı'ya dair bir günlük gezi yaptım fotoğraf derlemesi yapayım istedim.Küçük ama mimarisiyle sokaklarıyla göz dolduran bir yer, yerleşim sahiplerinin özene bezene kurduğu düzenleri gerçekten çok özenilesi.Hepsi birbirinden ayrı hepsi başka kafada :) Mavi beyazın hakim olduğu sokakları güneş başınıza geçmeyecek vakitlerde gezip dondurma ve kahve molaları verilmeli..Aa tabi girişte ki yel değirmendenlerini unutmamalı! Bana göre değirmenler hakkettiği değeri çok görmemiş gibiler daha iyi değerlendirilebilirler, şimdilik düğün ve turistik gezi fotoğraflarına konu olmakla yetiniyorlar. Gitmeyi düşünürseniz gün batımına erteleyin eminim çok daha güzel olur.Çok da fazla abartıp kabartmak istemem. Umarım yolunuz düşer. 
 Esen kalın..
 












Devamını Oku